Icon
HER TÜRLÜ SORUNUZ İÇİN BANA YAZIN szgezgi@gmail.com

25 Ocak 2014 Cumartesi

Depresyonun İlaçsız Tedavisi

 

2014'e gireli 20 gün oldu. Herkes belli kararlar aldı, yeni yıl için umutla doldu. Umarım herkesin dilekleri gerçekleşir, hayalleri gerçek olur.

Öte yandan hayat bazen adil davranmıyor, bazı umutları, hayalleri karşılıksız bırakıyor. Zaman içinde içimizde biriken bu tortular kendini keder, endişe ve acı olarak gösterebiliyor.

Bazen de hiç sebepsiz yere endişe ve keder görülebiliyor. Beyin kimyasının bozulmasından kaynaklanan bu duygular yıllar boyu içimizi kemirebiliyor. Sonunda eşin dostun tavsiyesiyle bir uzmana göründüğümüzde de o öcü gibi teşhis koyuluyor: "Depresyon"

Etrafımızdaki insanlara baksak, herkesten bu aralar depresyondayım lafını duyarız. Ama depresyon denen olgu, o kadar da basit değil. Uzun süren keder, umutsuzluk, yorgunluk, sıkıntı gibi durumların, günlük hayatı etkilemeye başlaması durumunda depresyondan bahsediliyor.

Sebebi ne olursa olsun, ülkemizde antidepresan kullanımı çok yaygın. Doktorlar, belki kolaylarına geldiği, belki de terapi uzun ve masraflı bir süreç olduğu için kolaylıkla bu ilaçları yazabiliyorlar. Hatta antidepresanlar reçetesiz satıldığı için eş dost tavsiyesi ile bile kolaylıkla alınabiliyor.

Antidepresanlar mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalı ve bırakılmalı. Ayrıca yan etkileri de var. Bu nedenle orta ve hafif derecede depresyon geçiren, kendini sıkıntılı hisseden ve fakat ilaç kullanmak istemeyen kişiler için hafif depresyonla baş etmenin ilaçsız yöntemlerinden bahsetmek istiyorum. Tabii ki eğer kendinizi ciddi anlamda tükenmiş ve kederli hissediyorsanız mutlaka tıbbi tedavi almanız gerekiyor. Benim yazdıklarım tıbbi tedavi yerine geçmez ama bir öneri olarak dikkate alabilirsiniz.

Depresyonda ilk önce ilaca sarılmak yerine hayat tarzımızı dengelemek, pozitif enerji veren teknikleri uygulamak iyi gelecektir. Hayat sadece maddi dünyadan ibaret değildir, manevi yönümüze de yatırım yapmalıyız. İyilik yapmak, inanmak, yeri geldiği zaman kabullenmeyi ve teslim olmayı bilmek, insan olduğumuzu ve iyi ve kötü zamanlarımızın olacağını, başarılar kadar hatalarımızın da olacağını bilmek gerekir. Kendimizden gücümüzü aşan performanslar beklememeliyiz.

Bu sert ruhsal deneyimi neden yaşıyoruz diye irdelemek ve yaşamamız gereken yüzleşmeşeri yaşayarak, çıkarmamız gereken dersleri çıkarmak çok önemlidir. Sorunlardan kaçarak değil, onlarla yüzleşerek ve bu deneyimin altında yatan nedenleri irdeleyerek sorunlardan kurtulabiliriz.  Eğer öğrenmemiz gereken deneyimi öğrenmek yerine ilaçla üstesinden gelmeye çalışırsak, bu deneyimi çözemez, gereken dersi de alamayız. Önemli olan her gecenin bir sabahı olduğunu bilmek ve sabırla sabahı beklemektir. Acı veya kötü kader olarak adlandırdığımız her deneyim, ruhsal gelişimimiz için gereklidir. Yaşama küsüp kaçmak yerine neden böyle bir deneyim yaşadım ve ne gibi dersler alabilirim diye düşünmek iyi gelecektir.

Eğer umutsuzluğunuz, kederiniz devam ediyorsa iyi araştırıp, uzman bir psikolog ya psikiyatristten yardım alın ama doktorunuz ile aranızdaki uyuma dikkat edin....

Bitkisel destekler:

Sarı Kantaron: Bu bitki Amerika'da doktorlar tarafından depresyon tedavisinde yazılıyor. (St. John's Wort) Bilimsel olarak kabul edilen en yararlı  bitkisel antidepresandır. Yan etkisinin düşük olması, bırakırken geri çekilme sendromunun yaşanmaması, uzun süre kullanılabilir olması avantajlarıdır. Sarı kantaron hakkında detaylı yazımı buradan okuyabilirsiniz.

Ayrıca  melisa, adaçayı da rahatlatıcı özelliğe sahiptir. Kırmızı pıl biber, zencefil de tavsiye edilir.

Güneş ışığı en doğal antidepresandır. Susam yağı ile masaj yapabilisiniz, kokusu çok iyi gelecektir.

http://www.pazaresintisi.com/?sotid=14562

Son olarak meditasyon ve masaj da rahatlatıcıdır.

Anksiyete bozukluğu yaşayan arkadaşlar için de yukarıda yazdıklarımı denemelerini tavsiye ediyorum. İlaçlarınız var ise mutlaka doktor kontrolünde devam ediniz.

Spor, yoga, pilates, yürüyüş gibi faaliyetleri hayatımıza mutlaka katmalıyız. Hatta yürüyüşün depresyona iyi geldiği yönünde araştırma sonuçları var.

Aslında burada kısa kısa yazdığım herşey ayrı bir yazı konusu.

Son söz: Ne kadar değerli olduğumuzu, dünyada misafir olduğumuzu ve tadını çıkarmayı unutmayalım.

 

0 yorum:

Yorum Gönder