Icon
HER TÜRLÜ SORUNUZ İÇİN BANA YAZIN szgezgi@gmail.com

17 Eylül 2013 Salı

Dünyada No Poo Akımı ve Şampuansız Hayat!


Şampuanız saç yıkama ve evde şampuan yapımı çok ilgi çekiyor. Herkes bu konuda son derece meraklı. Çünkü artık kimse bilinçsizce kimyasallara ve özellikle de SLS’ye maruz kalmak istemiyor.

Şimdi sıkı durun, dünyada saçlarını şampuanlamadan yaşayan yüz binlerce insan var. Bu akımın adı da No Poo. Yani hayır anlamına gelen No ve Shampoo’nun poo’su. Akımı takip edenlere ise 'no-pooer' deniliyor...

No-pooer'lar saçlarını yıkarken şampuan kullanmıyor ve içindeki kimyasal maddelerden ötürü, şampuanı bir tür deterjan olarak değerlendiriyor.
No-pooer'lara göre, saç derimizin kendi kendini temizleyebilen doğal bir yapısı var.

Buna göre yıllarca şampuan kullanarak saçımızın dğal yapısını bozmuşuz. Saçlar yağlandıkça şampuanlanmış, şampuanlandıkça da vücut gereğinden fazla yağ üretmiş. Sonuç: İki gün yıkanmasa bile yağlanan saçlar ve yağ dengesi bozulmuş, zarar görmüş saç derisi.


No pooerlerın kullandığı temizleme yöntemlerinden birisi sadece suyla yıkanmak. Saçlarınızın ilk başta çok yağlanması muhtemel; ama unutmayın, bunun sebebi yağ dengesini altüst eden şampuan kullanımı. Şampuan karşıtları, ilk 4 haftayı atlattıktan sonra rahatlayacağınızı söylüyor. Bu süre bazı saç tiplerinde 6 haftaya kadar uzayabiliyor. No-poo akımı takipçileri söz birliği etmişçesine, bu sürenin sonunda saçlarının hiç olmadığı kadar yumuşak, hoş kokulu ve sağlıklı olduğunu söylüyor.

No pooerların en çok yöntemlerden biri de daha önce şurada yaynınladığım yazıda yazdığım karbonat ve sirke yöntemi. Lütfen bu yazımı okuyun, çok faydalı. Doğrudan sağlığımızla ilgili bir konudan önemli daha ne olabilir ki?

İstanbul'da yaşayan Oktay Altunergil, no-poo akımının yerli takipçilerinden. 2007 yılından bu yana şampuan kullanmıyor. Saçlarının çabuk yağlanmasından şikayetçi olduğu için şampuan kullanmamaya karar vermiş. Şampuanlamamanın korkunç bir şey olmadığını belirten Altunergil, sadece suyla yıkanmanın yeni icat edilmiş bir şey olmadığının altını çiziyor ve bize şu soruyu yöneltiyor: İçeriğinde endüstriyel kuvvette zararlı maddeler olan bir ürünü her gün kullanmak istediğinize emin misiniz?

 
Dışarıdan müdahale etmezsek saçlarımız doğal dengesini buluyor. Hayvanları düşünün, hayatlarında sabun, şampuan yok. Tamam kedigiller yalanarak temizleniyor ama siz hiç pis bir ördek gördünüz mü? Sadece suyla tertemiz ve bembeyaz.

Son olarak şampuanların içindeki maddeler sadece kafaniza değil çevreye de zararli. 'Sodyum lauril sülfat' maddesinin zararlarını tekrar yazacağımz. No-poo akımında bir diğer önemli nokta şampuan dışında köpük, sprey, jöle ve briyantin gibi saç şekillendiricilerden uzak durmak. Çünkü amaç tüm bu kimyasal maddelerin bozduğu saçların doğal yağ dengesini, eski haline getirmek.

İlginizi çekeceğinden eminim:

Şampuansız saç yıkama

Evde doğal şampuan yapımı



Bu akımın Türkiye’de de bir sürü takipçisi var. Aşağıdaki bloglarda harika serüvenler bulabilirisiniz.


http://www.aksam.com.tr/ekler/pazar/sampuanlanmama-akimi-no-poo--151906h/haber-151906

http://www.mikropellet.com/2011/12/sampuansz-sac-ykamak-denedim-biliyorum7.html

http://basityasamseruvenim.wordpress.com/2013/01/17/sampuansiz-sac-yikamak-no-poo/comment-page-1/#comment-582

http://algidakedicilik.blogspot.com/2012/05/no-poo-3-gun.html

http://kozmikbakim.blogspot.com/2013/08/no-poo-sampuansz-sac-ykama.html

https://eksisozluk.com/no-poo--3350972



Doğal Cilt Bakımı Projesi genel olarak araştırmalardan derlenmiştir, ürün analizleri aksi belirtilmedikçe deneyime dayalı orijinal içeriktir. Siteme link vererek yazılarımı kullanabilirsiniz.

7 yorum:

  • Moshos says:
    1 Ekim 2013 08:53

    Merhaba, blogunuzu takip ediyorum. Gerçekten çok isabetli noktalardan bahsediyorsunuz; kozmetikler, zararlı kimyasallar, cahiliye dönemi :) Ben de kendi atölyemde butik olarak tamamen doğal ürünler üretiyorum. İsterseniz gözatabilirsiniz http://moshosgarden.com/sac-bakim-urunleri

  • sezgi says:
    2 Ekim 2013 03:32

    Merhaba, yorumunuz için teşekkürler. Sitenizi inceledim. Yola çıkış amacınızı çok beğendim, fiyatlarınız da oldukça uygun görünüyor. Umarım satışınız bol olur :) Ürünlerin bozulmadan kalmasını sağlamak için sanırım bir koruyucu kullanmıyorsunuz. Sevgiler.

  • Moshos Garden says:
    4 Ekim 2013 14:42

    Evet kesinlikle hiçbir koruyucu yok, tamamen bitkisel ve katkısız... Felsefemiz çok açık; sadece doğallık. Öncelik kar değil, insanların bilinçlenmesini sağlamak... Yoksa niş (ve henüz oturmamış) bir pazara hitap etmektense çoğunluğun yaptığı gibi kozmetik sektöründe kullanılan katkıları kullanıp genele hitap edebilirdi moshosgarden.com :) Doğru birşeyler yapıyorsak insanlar bunu takdir eder zaten diye düşünüyorum

  • Adsız says:
    17 Ocak 2014 13:16

    çok güzel yazmışsın ellerine sağlık. siteni beğenerek takip ediyorum en beğendim blog.. peki sen bunu denedin mi canım ?

  • sezgi says:
    19 Ocak 2014 07:07

    Merhaba, çok teşekkürler. Ben bunu denemeye yaz tatilinde başladım ki kokarsam etrafa daha az rahatsızlık vermek için :) Fakat korktuğum gibi olmadı, ilk iki hafta biraz sıkıntılı geçti. Saçlarımda bir ağırlık hissettim. Sonra alıştım ve o ağırlık hissi de kayboldu. Fakat ben genelde hep evden dışarıda banyo yapıyorum. Spor salonuda ya da seyahatte yıkanmak zorunda kalıyorum. Sirke ve karbonatla spor salonuna ya da seyahate gitmek olmuyor. Sürdüremedim yani maalesef. Bir şansım olursa tekrar başlama isterim. Sevgiler.

  • Adsız says:
    29 Ekim 2014 02:08

    Birde suyun ne kadar doğal olduğu, hangi sabunu şampuanı kullanırsak kullanalım ya da sadece suyla yıkayalım, sular artık doğal değil, içinde sürüyle zararlı madde var. Sadece damaca suyu ile saçımız yıkamayı denemek lazım.

  • sezgi says:
    30 Ekim 2014 06:19

    Evet özellikle de Ankara'da su çok berbat. Ancak damacana da oldukça masraflı bir yol :) Denemek lazım.

Yorum Gönder