Icon
HER TÜRLÜ SORUNUZ İÇİN BANA YAZIN szgezgi@gmail.com

9 Temmuz 2013 Salı

Şampuanlarin Zararlari

Saçlarımız en dikkat çeken unsurlardan biridir. Piyasada yüzlerce çeşit şampuan satılmaktadır. Son zamanlarda doğal kozmetike olan ilgi nedeniyle artık pek çok ürünün üzerinde doğal veya organik ifadeleri yer almaktadır. Peki bu şampuanlar ne kadar sağlıklı?


Öncelikle basit bir gözlem olarak şunu söylemek lazım. Çok köpüren ve saçlarımızı ipek gibi yapan şampuanlar en çok kimyasal katkı maddesi ile dolu olandır. Yani bir şampuan saçımızı ne kadar sert yapıyor ve zor taranıyorsa, o kadar az katkı maddesi vardır! Mesela doğal sabunu düşünelim, sabunla yıkadığımızda saçlarımızın ne kadar zor tarandığını ve sert olduğunu düşünelim. Çünkü sabun, doğala yakın bir temizlik malzemesidir

Şampuan alırken mutlaka içindekilere bakılmalıdır. Daha önce burada yayınladığımız kimyasal maddelerin açılımına dikkat edilerek mümkün olduğunca az katkı maddesi olan şampuanlar seçilmeli, saç bakımı doğal ürünlerle yapılmalıdır.

Mesela şampuanın çok köpürmesi sodium laureth sulfate (SLS) adlı bir kimyasal kullanılmasından kaynaklanmaktadır.  SLS ise deriden emilerek vücuda alınıyor ve zararları malum. Demek ki ürünleri almadan önce etiketlerini okuyacağız!

Rengârenk, mis kokulu köpük köpük kabaran şampuanlarla yıkanan saçlar yumuşacık oluyor, ahenkle dans ediyor. İçeriğindeki doğal bitki özleri ve vitaminlerle de saçı beslediği söyleniyor. 


Oysa, bu sentetik maddelerden üretilen şampuanlar aynı zamanda birçok zararlı kimyasal madde içeriyor.

En yaygın olarak kullanılan ise sodium laureth sulfate (SLS) denilen madde. Şampuanlarda temizleme amaçlı köpüğü yüksek ve ucuz olan bu madde yaygın kullanılıyor. Ancak bir taraftan da saçtan ve deriden vücuda giriyor. SLS, diş macunlarında, sıvı sabunlarda ve birçok temizlik ürününde de bulunuyor.

Zaman gazetesinde yayınlanan bir habere göre,

Deri yolu ile alınan kimyasalların doğrudan kana karıştığına dikkat şekilmiş. Ambalajların üzerinde sodium laureth sulfate (SLS) veya sodium lauryl ether sulfate (SLES) olarak yazılan bu kimyasal madde, deriden emilip organlarda birikme yapabiliyormuş. Ayrıca ciltte alerjik reaksiyonlara yol açması da mümkünmüş. Bir araştırmada ise göz dokusuna zarar verip görme problemlerine neden olduğu görülmüştür. SLS'ye düşük miktarda olsa da dioksan diye adlandırılan kanserojen madde üretim sırasında bulaşabilmektedir. Bu nedenle de ayrıca risk oluşturmaktadır.

Normalde bu tip yabancı maddelerin vücuttan atılması beklenir. Fakat sık kullanım sonucu özellikle karaciğer, böbrek ve yağ tabakasında bu maddeler birikebiliyormuş. Üstelik cildin en geçirgen bölgelerinden biri olan saç derisi ve koltukaltına sürülen bu maddeler hızla vücudumuza sızarak birikmeye başlıyor!

Şampuanlar bir çeşit deterjandır. Saçta bekletilmeden yıkandığı için emilimin az olabileceği düşünülse de deterjanların yüzde 1'lik çözeltileri bile katı bir maddenin ciltten geçirgenliğini artırır. Ayrıca kullanılan suyun sıcaklığı arttıkça bu kimyasalların vücuda girmesi kolaylaşıyor.

DOĞAL ÜRÜNLER ÇOK KÖPÜRMÜYOR

Kozmetik ürünlerdeki zararlı kimyasallardan korunmak için doğal maddelerle üretilen şampuanları tercih etmek gerekiyor ki ileride sitemizde bu konuda tanıtımlarımız yer alacak.
Doğal ürünlerin handikapı çok köpürmemesi ve de saçı çok da kolay temizlememesi. Bu yüzden normal şampuanla bir kez saçımızı yıkıyorsak, sabunla iki kez yıkamak gerekiyor.

Facebook sayfamızı ziyaret edin!
https://www.facebook.com/sagliklidogalkozmetik?ref=hl 

İlginizi çekebilir:
Şampuana Alternatif Öneriler
Doğal Şampuan Yapımı

1 yorum:

  • Leyla Dilipek says:
    10 Şubat 2017 10:55

    mrb bn kesinlikle doa nın sls siz şampuanını öneririm. Gerçekten tüm ürünleri katkısız kimyasal içeriksiz.

Yorum Gönder