Icon
HER TÜRLÜ SORUNUZ İÇİN BANA YAZIN szgezgi@gmail.com

27 Temmuz 2013 Cumartesi

Güneş Kremlerinin Zararları




Sıcak yaz günlerinde serinlemek, tatil yapmak için herkes deniz kenarına gidiyor. Deniz tatillerinde düşünmemiz gereken en önemli konulardan biri de güneşten korunmak. Özellikle ozon tabakasına insanların verdiği zarardan sonra güneşin tehlikeli ışınları dünyaya daha yoğun olarak geliyor.

Güneşten korunma dendiğinde ilk akla gelen ve en çok kullanılan şey güneş koruma faktörlü güneş kremleridir. Peki bu kremler ne kadar sağlıklı, güneşten gerçekten koruyorlar mı ve başka ne gibi yollarla güneşten korunabiliriz? Bu ürünler ne kadar doğal, ne kadar organik mamullerden üretiliyor? Bu ürünlerin yerine doğal cilt bakımı ürünleri koyabilir miyiz?


Bir kere güneş kremlerinin üzerini okuduğunuzda bolca sürün, iki saatte bir yenileyin, terleyince, denizden çıkınca yenileyin gibi uyarılar olduğunu görürüz. Üzerinde yazılan gibi kullansak iki günde bitmesi işten bile değil. Kozmetik firmaları bu kremlerin ancak bu şekilde kullanılırsa güneşten koruyacağını biliyorlar ve herhangi bir dava ile karşı karşıya kalmamak için bu ifadeleri yazıyorlar. Peki hangimiz güneş kremini bu şekilde kullanıyoruz? Hiç birimiz! Demek ki korunmuyoruz.

Güneş kremlerinin güneşten koruyucu etkilerini göz ardı edemeyiz. Fakat bu kadar çok kullanmamız gereken bir ürünün içindeki kimyasallar zararlı mı? Özellikle çocuklara, bebeklere bol miktarda sürüldüğü göz önüne alınırsa, bu konu üzerinde düşünmekte fayda var.

Öncelikle güneş kremleri hakkında pek bilinmeyen bir konuyu aktaralım. Güneş kremleri ikiye ayrılıyor: Kimyasal ve fiziksel koruma sağlayanlar. Piyasada satılan herhangi bir güneş kremini aldıysanız, o krem muhtemelen kimyasal koruma sağlayan bir kremdir.

Kimyasal koruma sağlayan kremler, bildiğiniz gibi kimya laboratuvarı. Cildimzi bu kimyasalları emiyor. Emilen kimyasallar, güneşe karşı bir kalkan oluşturuyor. Ama aynı zamanda da vücudunuza girmiş oluyorlar. Üstelik bu kimyasallar güneş ışığına maruz kalınca, kendi içinde de değişime uğrama özelliğine sahipler.

Fiziksel koruma sağlayan güneş koruyucular, piyasada mineralli diye satılıyor. Bu koruyucuların özellikleri deri tarafından emilmemesi, tersine cildimizin üzerinde, örtü gibi beyaz bir tabaka oluşturmalarıdır. Bu tabaka, güneş ışınlarını bir ayna gibi geri yansıtıyor. Yani aslında bir tişört giymeden çok bir farkı yok.


Mineralli kremlerden burada fazla bahsetmeyeceğiz çünkü bu kremleri sürünce yüzüne maske sürmüş korkunç kadın görünümüne bürünüyoruz ve herkes korkup kaçıyor. Ancak küçük çocuklar için ideal olduğunu söyleyebiliriz.

Bizim tartışmaya açmak istediğimiz ise elbette kimyasal içeriğe sahip olanlar. Özellikle de çocuklarımız üzerindeki etkileri.

Son araştırmaların güneş koruyucuların içindeki kimyasalların ostrojen hormonu gibi etki edebildiklerine dair, güçlü kanıtlar ortaya koyduğu konuşuluyor. Bu, şu anlama geliyor. Kimyasallar, deri tarafından emilerek çocuğunuzun sistemine giriyor ve sanki östrojen hormonuymuş gibi vücudunu etkilemeye başlıyor. Hormonal dengeyi bozuyor.



Bu nedenle hamileler, emziren kadınlar ve çocuklar kimyasal güneş koruyucu kullanırken aman dikkat! Özellikle kız çocukları iki kere düşünmeli.

Güneşin cilt yaşlanmasına yol açtığı malum. Cildimiz yaşlanmasın diye sürdüğümüz güneş koruyucuların cildi yaşlandırdığının düşünüldüğünü söylesek?

Henüz ispatlanamasa da güneş koruyucuların içindeki maddelerin serbest radikal oluşumuna neden olduğunu düşündüren kanıtlar bulunmuş. Serbest radikaller bilindiği üzere hem cilt hem de vücut yaşlanmasının en büyük nedenlerinden biridir.

Güneş koruyucularının içindeki diğer bir tehlike de Nanoteknolojidir. Güneş kremlerinin içinde bol miktarda kullanılması gerekir çünkü güneş koruyucuların ham maddelerini, cilt kolaylıkla ememez. Nanoteknolojinin zararları ise bugün itibariyle henüz tam olarak bilinmiyor.

Güneş koruyucunuz cildiniz tarafından kolayca emiliyor ve beyaz bir tabaka, ağır bir his bırakmıyorsa; içinde nanoteknoloji kullanılmıştır. Tüm transparan, kolay emilen kozmetiklerin içinde nanoteknoloji kullanılmaktadır.  Nanoteknoloji nedeniyle kozmetiklerin moleküler büyüklükleri değişime uğruyor ve böylece vücudumuza gerekenden daha fazla yayılıyor.

Daha önce parabenler ile ilgili detaylı bilgi vermiştik. Bu kremlerin içinde de parabenlere dikkat! Hele hele çocuklara, bebeklere asla!

 İYİ AMA NE YAPACAĞIZ?

Çocuğunuzu 12-17 saatleri arasında güneşe çıkarmayın. Çıkmak zorunda kalırsanız gölgede tutmaya çalışın. Kendiniz de mümkün olduğunca öğle güneşinden kaçının.

Güneşe çıkarken, ensenizi, sırtınızı kapatacak şapka ve kıyafetler giyin, şapkanız geniş kenarlıklı olsun ki yüzünüzü tamamen gölgede bıraksın. Kısa şort yerine, mümkün olduğu durumlarda, ince, uzun, açık renk bir pantolonu ya da uzun kollu ince bir tişörtü tercih edin.

Plaj gibi güneş koruyucunun kaçınılmaz olduğu durumlarda, mineralli koruyucular kullanın.

Güneş kremi kullanacaksanız içeriğine bakın ve en azından Paraben içermeyen bir ürün tercih edin. Ayrıca mümkün mertebe kendinizi kıyafetlerle koruyun ki güneş kremini sadece kapatamadığınız yerlere sürün.

Kimyasal koruyucu kullanmak zorunda kalırsanız, içindeki faktörlerle ilgili de bir uyarı yapalım. Faktörler arasında öyle anormal bir fark yoktur. Fakat kimyasal oranları arasında oldukça fazla fark vardır. Eğer esmer tenliyseniz yüksek faktörlere hiç bulaşmayın.
Yararlanılan Kaynaklar:

www.ntvmsnbc.com
 

FACEBOOK SAYFAMIZI ZİYARET EDİN!

https://www.facebook.com/sagliklidogalkozmetik?ref=hl
 
  

 


0 yorum:

Yorum Gönder